Uzayda Yaşam : Güneş Sistemi

İnsanlar yüzyıllardır teleskoplarıyla Güneş sistemini gözlemliyorlar ve farklı gezegenlerde yaşam olup olmadığını merak ediyorlar.

Geçtiğimiz yüzyılda geliştirdiğimiz teknolojimizle artık Güneş sisteminin her yerine insansız uzay araçları gönderebiliyoruz. Farklı gök cisimlerini daha yakından araştırabiliyoruz. Güneş ışınlarının ulaştığı her yerde yaşamın izlerini arıyoruz. Olası yaşam içeren 4 farklı aday var. Bunlardan gezegen olmayan Satürn’ün uyduları Enceladus ve Titan, Jüpiter’in uydusu Europa’dır. Diğer adayımız da bir önceki yazımızda kendisinden sıkça bahsettiğimiz Mars.

Europa

Europa’nın Yüzeyi

Galileo uydularından birisi olan Europa, bilim insanlarının canlı yaşam içermesi mümkün hedeflerinden birisidir. Sürekli buz volkanlarının patlamalarıyla yenilenen yüzeyinin altında sıcak bir okyanus olduğu tahmin ediliyor.

Yüzeyin yüksek çözünürlüklü bir fotoğrafı

Patlamalarda açığa çıkan maddelerin, su, basit amino asitler ve bazı tuzlar olduğu Juno sondası tarafından tespit edildi. New Horizons aracı, yaptığı yakın geçişte de yüzeydeki şekiller ve kutup noktaları ayrıntılı bir şekilde görüntüledi.

Enceladus

500 kilometre çapındaki Satürn’ün uydularından birisi olan Enceladus, tıpkı Europa gibi yaşam içerme ihtimali taşıyor. Hemen hemen Europa’ya benzer yüzey çekilleri ve içeriğe sahiptir.

Güney kutbundaki çatlaklardan her saniye 250 kilogram sıvı püskürtüyor. Bu sıvının içerisinde temel aminoasitler ve bazı mineraller var. Aynı zamanda bu sıvılar Satürn’ün E halkasının oluşmasını sağlıyor. 2006 yılında araştırma yapan NASA çalışanları, güney kutbundan püskürtülen suyun yüzeyin altındaki okyanusa işaret ettiğini ifade ediyorlar. Bu okyanusun varlığı tam olarak kanıtlanmış değil ama ihtimaller çok yüksek. Ne var ki Enceladus’a varması planlanan en erken görevin, 2027 yılından erken olmayacağını NASA doğruladı.

Titan

Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan, tektonik hareketler görülen ve dünya gibi katmanlı ve kalın bir atmosferi bulunan güneş sistemindeki tek gök cismidir.

Atmosferi dünyanın atmosferinden 1.5 kat daha yoğundur. Üstelik bu atmosfer tıpkı dünyada olduğu gibi azot yoğunlukluk bir atmosferdir. %94 oranında azot, %5 metan ve geri kalanlar da eser miktarda karbondioksit ve hidrojendir.

NASA’nın ESA işbirliğinde gönderilen Cassini-Huygens sondası, Satürn’ü ve özellikle Titan’ı yıllar boyu detaylıca gözlemledi.

Bu gözlemler sonucunda Titan’ın göllerinde dalgalar olduğu, tektonik levha hareketleri olduğu ve özellikle çekirdeğinin hala aktif olduğu gözlemlendi.

2025 yılında Dragonfly görevi Titan’a ulaştığı zaman daha detaylı bilgilere sahip olacağız.

Mars

İnsanlığın yeni durağı sayılan Mars, bir atmosfere ve insanların hayatta kalabileceği ekvatoral iklime sahiptir.

Atmosferi var ama bu atmosfer bizim dünyamızdaki atmosfere pek de benzemiyor. Sadece %1’i kadar ve %95 karbondioksit içeriyor. Ne var ki insanlar burada astronot kıyafetiyle yaşar diyebilirsiniz ama bu atmosfer güneşten gelen radyoaktif ışınları korumakta yetersiz. Ayrıca evrende meydana gelen süpernova gibi olayların etkisi olan kozmik ışınlardan korumakta da yetersiz kalıyor.

Tüm bu eksilere ve zorluklara rağmen nasıl Mars’ta yaşam ihtimali olabilir?

Bunun cevabı çok ama çok basit. Mars’ta bildiğimiz kadarıyla yaşam yok ama bir zamanlar vardı. Biz bu yaşamı yeniden yeşertmeye veya eğer hala varsa bu canlıları keşfetmeye çalışıyoruz. Yakın zamanda da özellikle insanlı uçuşlar vasıtasıyla Mars’ta bir koloni kurmayı planlıyoruz.

Kaynaklar:

Jet Propulsion Laboratory

ESA Missions

Salih Kaplan

Elektrik-Elektronik Mühendisliği 3. Sınıf Öğrencisi Metronompolis Kurucu Ortak Çakma Mühendis Kurucu Ortak Takıl Medya Kurucu Ortak(2021 Nisan'a kadar)

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir